Archive

Please reload

Tags

Please reload

Sanat Projemiz: EVRİM ÇOK ŞİRİN

August 22, 2016

Can Akerson ile birlikte üreteceğimiz sanat projelerinin genel adı "Neotopia". Bu isim, sanatı toplumla etkileşime sokmak istediğimiz bir yaklaşımla ortaya çıktı. Gerçek anlamıyla çağdaş sanatın; üreten ve tüketen ilişkisinde anbean aktif olabilmesi ideali üzerine bir ütopya hayal ettik. Anlattığımız bu "Neotopia" performans sanatını yaşayan sanat dediğimiz bir hale getirdi. Çünkü performans katılımcıların hayatları boyunca sürecek.

 

 

 

Neotopia'nın ilk bölümü olan ‘Evrim Çok Şirin’ performansı, bireyin kimliğinin oluşum evresindeki etkilenmelerini ve ortaya çıkan sahteliği eleştiriyor. Bu sahteliklerin sorumlularını Şirin Baba adı altında toplayarak onunla mücadele ruhunu kolektif hale getirmeyi amaçlıyor. Her katılımcıdan saf benliğini niteleyen bir Şirin adı bulmasını istiyoruz. İsmini bulmasıyla toplum içinde yaratmak zorunda olduğu sahte kimlikten ve despot Şirin Baba'dan kurtulup Şirin kimliğine kavuşuyor. Bu kurtuluşu gerçekleştiren her yeni Şirin, bir performansla ya da portre fotoğrafıyla projemize yaşam veriyor. Instagram'da sergilediğimiz fotoğraflar arasında Behzat Uygur, Hatice Gökçe, Oben Budak, Şebnem Schaffer gibi isimler de yer alıyor ancak asla elitist bir yaklaşımımız yok. Evrim Çok Şirin; sevgiyi, aydınlanmayı ve farkındalığı herkese tattırmayı hedefliyor. 

 

 

EVRİM ÇOK ŞİRİN

 

“Dünya böyle çünkü sen böylesin. Evren olduğu halde mükemmeldir. Değişmesi gereken yalnızca sensin!”

“Şirin babayı öldürdük; köyü yaktık!” diyerek başlattık “Evrim Çok Şirin” mottolu “Yaşayan Sanat” projemizi.

Onların hikayesinde Sakar, Süslü, Tembel ve Somurtkan Şirin gözümüze hep işlevsiz olarak sokuluyordu. Şirine ise işlevi olmayan bir kadın model: Afrodit olarak karşımızdaydı. Ama diğer şirinler meslekleriyle varlardı ve işlevli olmalarıyla öne çıkarılıyorlardı. Çember içinde işlevli ve işlevsizler hep beraber mutluydular. Gelecekten bir beklenti içinde olmadan…

Biz ise Şirin’ler üzerinden sağlıksızlığına inandığımız “Libidinal Güç” çemberini sanatla yıkmaya çalışıyoruz. Bize katılmak isteyenlere -yani Şirin olmak isteyenlere- sorduğumuz soru: “Hangi Şirin olmak istiyorsun? Hayatla kavganı anlatacak, sana ait olan bir kelime düşün ya da yarat. Bu kelime senin en güçlü benliğinden çıkmış olsun: Çocukluğundaki benliğinden…”

Bu sorunun kolay cevaplanamamasının sebebi; aile, mahalle, okul ya da iş yeri gibi ortamlarda dayatılanlar neticesinde kişinin kimliğini oluştururken aslında kendini kimliksizleştirmesidir.

Şirin Baba’yı öldürüp, Şirinköy’ü yakarak işlevi olanları yok etmek; önceliklerimizin, benliğimizi hiçbir zaman arka plana atmadan, çembere faydalı olup dünyaya zarar vermeden, kendimizle barışıp dünyaya faydalı olmak için yapılmış ütopik bir hareketti. Ve biz buna Neotopia adını verdik.

Hürriyet’in bizi “Kahrolsun Şirin Baba ve İşbirlikçi Şirinler” diye manşet yapması; dünyadaki insanların birilerinin onlara verdiği unvanla değil de kendilerine verdikleri unvanla yaşamaya hazır olduğunun mesajı neden olmasın?

Eğer hazır isen oluşumumuza katılabilirsin. Bu oluşuma katıldığında şimdiye kadar örneğine rastlanmamış bir çemberin içine gireceğini bilmelisin. Çünkü bu çember özgür düşüncenin ve özgür eylemin odakta olduğu çok ama çok geniş bir çember.

“Yaşayan Sanat” düşünüşüyle çekim günleri belirleyip Şirinleri çoğaltıyoruz. Bu çekim günlerini bir türlü eylem ya da performansla güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yani çekim günü sadece fotoğraf çekimi amacıyla olmamalı. Seçtiğin ismin ağırlığını; seçtiğin işyerinde veya seçtiğin sosyal ortamda hissettirmeni istiyoruz. Ancak bu sayede çekilen portren seni sanat eserine dönüştürebilecek. Şirin ismin ve hayat mottonu tasarladığın performansla yaşatarak.

 

Please reload

Recent Posts

July 4, 2018

April 9, 2018

Please reload

©2017 by Gün Akıncı